28 Ekim 2011 Cuma

emil michel cioran



sabah emil michel cioran'la deniz kenarında karşılaştım, biras laklak yaptık, hepinize de selam söledi...




- "dünyayı bulduğum gibi bırakıyorum " arif'ciğim...

 
- oysa dünyayı bulmak istediğimiz gibi bırakmalıyız cioran'cıım, just like toilets.. yu nov vad ay miin? yeah.. hem senin cioran'lığından şüpheliyim kuzum, dramaturjik hatalar var. zati türkçe bilmezsin ki sen? gerçek misin bakayım?

 
- "gerçek bende nefes darlığı yapıyor" arif'im.. septisisim bulaşmış sana da hafiften.. sonumuz hayrolsun..

 
- şüphe de bende miğde ağrısı yapıyor sioran'cıım...

 
- "sağlığımızı bozmayan şüphe; ezbere bir ürperti, olsa olsa beyin cimnastiği olurdu" arif'ciğim.. aa şu gelen?

 
- ohio! 
fedya lan bu! wayoming! sen de seversin onu, gel gidip elini öpelim çoran'ım?

 
- "bana hiç aldanmamış olma kuruntusunu veren, hiçbir şeyi aynı anda nefret etmeden sevmemiş olmamdır" arif'ciğim, gidip dövelim onu?

 
- olmaz, külahları değişiriz haberin olsun.. hem fedya değil o, sakalı yok..

 
- "raskolnikov olmak, cinayet mazereti olmadan.."

 
- içsek mi ne yapsak?..

 
- "şişeler, bir şeyin hala mümkün olduğu inancının tadını veremiyor."