26 Kasım 2010 Cuma

Bourbon.. Ve Çaresiz Bir Bourbon Daha!

Gunaydinlars ulrichh! Gerzek gunnuk. Gordugun gibi yine gunes dogdu ve zenginle fakiri ayirmaksizin her bi kimseyi isigiyla aydinlatarak kucakliyor. Bir sen boyle karanlikta kalmissin gunnuk. Aa dur sarki yazicam, nasildi o, ee, al sana! ‘Beendekii karanliigi niniiinininii niii… Geel sen ne cektigimi biir de bana soor… Niiyninyniyniyniy niiyniy niyniyniy… Biir ben umutsuuz, biir ben bilmemneee…. Burbon, caaresiiz; burboon seensiiiz….’ Eheh.. burbon cekiyormus kerata, agzinin tadini biliyor. Caktin di mi aptal gunnuk. Her neyse hatirlat da bu sarki uzerinde daha calisayim. Neys.. Evet bu gunes de cok yanlis mesajlar veriyor kara gunnuk, artik kasit aramaya basliycam.


Gunnukcugum az once aldigim habere gore bir macerayi daha yasayip bitirmis ve baska surpriz bir gelisme olmazsa hafizamizin bi kosesine fiydirmis durumdayiz. Ben ve kafamin icindeki diger otuz otuzbesbin arkadastan bahsediyorum, yoksa sen o size dahil degilsin gunnuk. Biliyorsun Herdemz`e gore isin tanimi soyledir: ‘Her gun tekrarlanaan anlamsiz hareketler.’ Evart iste bu her gun tekrarlanan anlamsiz hareketler ve getirdigi munasebetler sonucunda tanistigim bir adam vardi. Az once ogrendim ki bu mevzu bahis Mr. Kelir agbimiz isi birakip memleketine donmus. Bir daha kendisini goremeyecegim. Kendisiylen fazla samimi olamamistik cunku bir turlu adini hatirlayamiyordum ve o da bunu seziyordu. Adini ogrenemeyisimin sebebi onun sandigi gibi degildi iste gunnuk. Aslinda ne sandigini bilmiyorum ama gercek sebebi kestirmis olamayacagina kalibimi basarim. Oyle biri olsaydi kendisini tanimis olmaktan -su anda da mutlu olmakla beraber- oyle mutluluk duyardim ki arasira memleketine ziyarete giderdim. Belki ole biri olup fakat filimi izlememis de olabilir. Cok fazla parametre var kara gunnuk. Gercek sebep su ki gunnukcugum, kendisine seslenilmesini kabul ettigi ve cevresince de kabul edilmis olan adini hic ogrenemiyordum cunki o adamin ismi benim icin Killir! Kendisini her gordugumde vaay kellir abi gelmis diye dusunuyordum. Alfred Amca`min ‘I Confess’ isimli filimindeki katil Mr. Killir'la su bizim Mr. Killir tipa tip biribirinin ayni be gunnuk. Yok boyle bir benzerlik yani; surat tam oyle, boy filan durus, bakis: ayni. Macera oyle bitmeyebilirdi gunnuk. Ona benzerlikten bahsedebilir ve bu durum sayesinde kendisini her gordugumde ‘Vaay Mr. Kellir!’ diye seslenmenin keyfini tadabilirdim. Bu konuda acele etmeyisim yuzunden o imkan artik yok gibi duruyor. Alsancak`da takilan ve tipa tip Steve Buscemi olan herifcioglu hala oralarda midir gunnuk? Yok, hem yol uzun hem ayni keyfi vermez. Fakat mahallenin kahvesinde kagit oynayan ve tipa tip Jerzy Kossinski agbim olan herife ne demeli! Yillardir keyifle kendisinin kagit oynayisini izlemenin kahveye gitmek icin tek sebebim oldugunu bilmesi mumkun degil. Tamam birazcik da parasina yanik oynamak var; evet. Fakat kumar illetine de zaten kahvede kagit oynayan Jerzy’yi izlemeye gide gele alistim saniyorum. Lakin onunla konusamam, aksi bir tipi var. Parasina oynasa var ya bir gun iste ne guzel Kossinski`yle yanik oynamak, off! Her neyse gunnuk, kendisini uzaktan izlemeye devam edecegim. Belki bir gun ortak bir tanidik cikar ve hemen yanci olarak masasina ilisirim. Gun gelir de o masada Jerzy ile kagit oynarim umudu bile yasamak icin yeterli bir sebep lan gunnuk, hayat cok guzel oglum!



Evart. Simdi sana gecenlerde aynanin karsisinda tras olurken yazdigim sarkiyi seslendirecegim gunnuk. Al sana: ‘Benzemeeeezz… Kiiiiii iii iiimse banaaaa… Taavrima haayraaaaan olaaaayiiiiiiim…’



Tavav yeter yoruldum. Hadi simdi yaylan bakiim, mars mars!…