Yenikapı civarında bir balıkçı barınağının köşesinde, derme çatma bir kulübede kılavuz kaptanlar müşterilerini bekliyorlar. Burası Kılavuz Kaptanlar Odası. Bahçeye atılmış masalarda denize karşı köpüklü kahvemizi yudumlarken, Kılavuz Kaptanlar Odası başkanı Temel Reis'le keyifli bir sohbet gerçekleştiriyoruz. Temel Reis, türlü imkansızlıklara rağmen mücadelenin ve hayata karşı olumlu tutum takınmanın adeta ayaklı bir timsali. Bu küçük kılavuz kaptanlar kahvesini kendi çapında bir cennete çevirmiş. Derme çatma ama şirin kahvenin hemen arkasına ektiği ıspanaklar, tertemiz masalar ve sandalyeler, köpüklü kahvesi veya iyice demini almış çayıyla her şey Temel Reis'in insanüstü gayret ve özenine işaret ediyor.
Yetmişiki milletten şilepler, kuruyük gemileri, ro-ro gemileri ve türlü tankerler kahvenin önündeki açık denizi doldurmuş. Hepsi de boğazı geçebilmek için trafiğin tenhalaşacağı saatleri beklemek üzere demir atmışlar. Demiralacak gemiler karşıdan düdük çaldığında, Temel Reis hemen sıradaki kılavuz kaptanı yolluyor. Motoruna atlayan kılavuz kaptan müşterisini karadenize götürmek üzere yola çıkıyor. Kılavuz kaptanlarımızın hepsi işinin ehli, Sarayburnu'nundan Beykoz'a kadar bütün boğazı avuçlarının içi gibi biliyorlar. Karadeniz tarafından gelip Marmara'ya geçecek gemiler ise anadolu fenerindeki kılavuz kaptan çağırma düğmesine basıyorlar. Temel Reis telsiziyle o tarafta bulunan kılavuz kaptanlarından birini gemiye yönlendiriyor.
Kılavuz kaptan esnafı dertli, kan ağlıyor. Öncelikli dertleri paralarına kıyamayıp kılavuz kaptan almayan gemiler. Yakın zamanlarda gece tarifesinin kaldırılması da sorunu çözememiş. Temel Reis, özellikle sıcak denizlere inmeye giden Rus bandralı gemilerin "biz buraların çocuğuyuz" edasıyla ellerini kollarını sallayarak boğazdan geçmeye çalıştıklarını söylüyor. Temel Reis boğaz geçişlerinde kılavuz kaptan almanın zorunlu hale getirilmesinin kıyı emniyetimiz için elzem olduğunu belirtiyor. Medyanın da ancak boğazda karaya vuran bir gemi olduğunda konuyla ilgilendiğini biliyoruz. Onda bile konunun uzmanı kılavuz kaptanların değerlendirme ve çözüm öneriyle ilgilenmeyip, daha çok görgü tanıklarının ifadelerine yer veriyorlar. Kılavuz kaptanların bir dertleri de para ödemeyen gemi kaptanları. Özellikle Panama, Şili gibi uzak ülkelerin gemilerinin işleri bittiğinde kılavuz kaptanları denize atıp para vermeden kaçmaları mı dersiniz, Şile'nin ıssız koylarına götürülüp gaspedilerek acımasızca orada bırakılan kılavuz kaptanlar mı istersiniz? Dert üstüne dert. Evine iki parça ekmek götürmek için gece gündüz çalışan ve boğaziçinin güvenliği için canını dişine takan kılavuz kaptan esnafının sorunları bir türlü çözülemiyor. Can güvenliği dahi sağlanamıyor. Temel Reis, korsan kılavuz kaptanlardan da şikayetçi. Avcılar ve Riva taraflarından gemilere alınan korsan kılavuz kaptanların kendilerinin yarı fiyatına hizmet vermeleri oda esnafını zor durumda bırakıyor. Ayrıca merdivenaltı kılavuz kaptanların boğazı yeterince iyi bilmedikleri, kazalara sebep oldukları gerçeği bir yana; beş kuruş vergi ödemedikleri, eğitim ve ehliyet masrafları olmadığı için de Yenikapı kılavuz kaptanlarına göre çok daha ucuza çalışabilmeleri kayıt altındaki esanfın belini büküyor. Temel Reis, ihbarlarıyla yakalanan korsan kılavuz kaptanların yasadaki boşluklar sebebiyle hüküm giymeden salıverildiklerini belirtiyor.
İşte bütün bu dertler ve daha niceleriyle kafasında kalmış ancak iki tel saçı da ağaran Temel Reis'in mücadelesine destek vermeliyiz. Yetkilileri gerekli yasal düzenlemeleri yapmaya ve kılavuz kaptan esnafımızın sorunlarına kulak vermeye çağırıyorum.

