15 Ocak 2012 Pazar

LANADAM



Sevgili kara günnar solksajer, sana anlatıcak bi dolu şey var lakin anlatmayacağım. Pöh!

Tamam üzülme, yavaş yavaş, takat buldukça annatırım söz. Bu gece senin bu tozlu sayfalarını ziyaret etmemin bir sebebi var. Gizli süperkahraman kimliğimi sana açıklayacağım. "Lanadam" benim olm. İçimdeki 30-35 bin benden şimdilik sadece bi tane süperkahraman çıktı. Tabiy Lanadam olarak öyle tayt filan pelerin kostüm giymediğim için galba, geniş kitlelerce pek tanınmıyorum. Bu geniş kitlelere halk yığınları da diyebilirdim fakat demedim günnük. Her neys işte günnük, lafı dolandırmiyim yatıcam. Lanadam olan beni tanımadığın için sana bazı marifetlerimi anlatacağım. Aslında üç tanecik marifetim var. Hepsini anlatayım bari. Mevlam beni süperkahraman yaparkene biraz cimri davranmış. Pek insan sevmediğimi bildiği için süper gücümü refleks olarak ihsan filan eylemiş, amin. İşte bu lanet yüzünden karşıma çıkan olaylara kayıtsız kalamıyorum, elimde olmadan süperkahramanlık fiilini gerçekleştiriveriyorum.


İçimdeki süper kahraman ilk defa bir belediye otobüsünde ortaya çıktı günnük. Otbüzün ön kapısındaki basamakta öyle dikiliyorum. Trafik filan da var işte, inceden yavaş sayılabilir filan, öyle akıyoruz. Derken tam da benim bulunduğum sağ cenahtan avalın teki otbüzün önüne fırlayıverdi. "huopss!" şeklindeki uyarıma kaptan anında tepki verdi ve herif ezilmekten kurtuldu. Kim olduğu umrumda bile olmayan kazmanın tekini istemeden kurtarmıştım. Kaptan da ben de şaşkınlık içersindeydik ve içimizde de bolca adrenalin oluşmuştu. Mevzu atlatılınca kaptan bana dönüp "aferim lan" dedi. Artık bir de Lanadam'dım ben günnük, sanki başımıza bir süperkahramanlık eksikti yani, işte o da oldu.

İkinci maceramda bir teknedeydim günnük. Üç beş arkadaş denizde sağa sola fıydırıyor ve basıyorduk viskiyi. Kafayı çektikçe karadenize açılmak istiyordum. Gittikçe kelle olduğumuz için karadenize açılma isteğim taraftar bulamıyordu. Ben de gittikçe kelle olduğumuz için karadenize açılmamız gerektiğini çünki boğazda çarpabileceğimiz sürüyle kara parçası, gemi filan olduğunu anlatıyordum. Sadece bir şişe viskimiz kaldığını ve cila için bira da alınmadığını anlattıklarında hemen ikna oldum. Evet boğazda yanaşıp içki alabileceğimiz bir dolu kara parçası vardı günnük. İşte bu muhabbetler esnasında sarfoş bi kardeşimiz tekneden denize kavaklanmak üzereyken yine müthiş bir refleks marifetiyle 90 küsür kilo tahmin ettiğim bu hayvana iki yakasından yapıştım. Ben de sarfoştum ama az gizli süper kahraman kimliğim fırsatını bulduğunda fiziksel ve zihinsel benliğime hükmediyordu. İnsanlık için kısa lakin o anda bizim için pek uzun birkaç saniyelik cebelleş ve yalpalamalar sonucu kendisini güvertede tutmayı başardım. İki sarfoş birlikte kalpaklanıp düşebilirdik ve diğer sarfoş arkadaşlarımız da o kafayla atlayıp bizi kurtarmak isteyebilirlerdi ve hepimiz boğulmuş vaziyette boş bir tekneyle karşılaşan insanlık, orda ne oldu da durum bu hale geldi sorusuyla baş başa kalabilirdi. Bütün bunların önüne geçen ve hepimizi kurtaran az gizli süper kahraman kimliğimle işte bu macerada barıştık ve onu kabullendim. Bana ve çevremdeki arkadaşlarıma faydası olmuştu. Yüksek ihtimal kazma bir avala değil. Muhtemel bir facianın eşiğinden dönünce adı macera olmuştu işte ve bu seferki tebrik ve takdir konuşması dümendeki sarfoştan geldi: "eeeiy! Iyi tuttun aa!"


Bugün de saçlarımı saç kurutma makinasına kaptırdım sevgili günnük. O ızgaralardan makinanın içine giren saçlarım pervaneye kapılmıştı. Acımasız pervane saçlarımdan başlayıp bütün kelle nahiyemi çekebilir ve onu kaidesinden ayırabilirdi. Fakat önünde kendini kanıtlamış bir engel vardı. Lanadam ve onun mütyiş refleksleri. Otomatik ve elinde olmadan kahraman ve süper. Lanadam. Saçlarımın dolanmasıyla birlikte nerdeyse daha durumu anlayamadığım halde Lanadam saç kurutma makinesinin fişini çekmişti bile kara günnük, yaa işte... Bana düşen ise makas marifetiyle saçlarmın bi kısmını pervaneye bırakmak oldu. Kolay. Makina iyi günnük, hala çalışabiliyor. Pervaneye dolanmış saçlar yandıkça inceden bir koku yapıyor sadece, o kadar olur.


Evart kara günnük, lakırdılarıma burda son vermek üzereyken içimdeki 30-35 bin benden bazı filoloji meraklısı olanları yaptıkları çalışmaların sonucunu sana iletmemi istediler:

Daha çok mekaniğe dayalı, en fazla 3-5 kablo, bobin vs. ihtiva eden iş gücüne "makina" denirken; içinde çip v.s. hafif teknolojik unsurlar da (ve/veya) barındıran iş gücüne ise "makine" denirmiş. İşte böyle günnük, bunnarın nerden baksan bi 20-25 bin tanesini bastırmam lazım beynimin derinliklerine, böyle olmuyor, her kafadan bir ses çıkıyor. Neokortekse çıktıkça baş ağrısı yapıyorlar.

Bu arada başına ani bir musibet gelirse endişelenme günnük, merak etme, Lanadam'a güven.